Mehmet AKIN Ağustos 2026, Sayı: 384, Sayfa: 56
Türkiye’de değişik düzeylerde, Batı kültürünün kurbanı olmakla kalmayıp İslâmî ilimlere dair çok az bir birikime sahip olan sol, seküler ve Kemalist çevrelerde ilahiyatçıların o meşhur simalarından bahsettiğimizde, aslında kulağa biraz soğuk gelen ama bir o kadar da belirleyici makbul ilahiyatçı kavramının tam ortasına düşüyoruz. Buna benzer durumlar yeni değil, ucu Meşrutiyet yıllarına ya da erken Cumhuriyet’e uzanacak kadar eskidir.
Yazının Devamı İçin Tıklayınız.