Yeni Yeşil Kuşak Projesi ve Yoğunluğu Azaltılmış İslâm

 

Küresel planda 11 Eylül süreci ile alenileşen “İslâm’ın yo­
ğunluğunu azaltma” yani İslâm Dininin hayata müdahale 
alanlarım daraltma operasyonu, son zamanlarda Türkiye 
başta olmak üzere İslâm dünyasındaki bazı Müslüman elitle­
rin, siyaset ve din adamlarının da bilerek ya da bilmeyerek 
bu projede “kullanılabilirlik” oranlarının ciddi ölçüde art­
ması nedeniyle oldukça tehlikeli bir boyut kazanmış bulunu­
yor. Ö nceleri İslâm’ın insan ve toplum hayatının çeşitli 
alanlarına müdahalesi harici baskılarla önlenm eye çalışılır­
ken; şimdilerde aynı şey “siyasal İslâmcı” eskisi yeni “light- 
İslâmcı” siyaset ve fikir erbabı tarafından dillendirilip talep 
edilir olmuştur. Fikir ve siyaset arenasında isbatı vücut et­
mek için din-siyaset ayrılığını çoktan içselleştirenler, artık 
“İslâm’ın bir devlet modeli öngörmediğini”, “dinin ekono­
miye de, paraya da karıştırılmaması gerektiğini”, “İslâm 
birliğinin gereksiz olduğunu”... savunabilm ekte; buna kar­
şılık Avrupa Birliği’ne girmeye, A B D ’nin yaldızlı “Büyük 
Ortadoğu Projesi” (bize göre “Yeni Yeşil Kuşak Projesi”) 
içinde taşeron olarak yer almaya can atabilm ektedirler.
İşte asıl tehlike buradadır ve bu yaldızlı projelere teşne 
olanlar, A BD -İngiltere-İsrail ittifakının Ortadoğu coğrafya­
sına nizam vermek için Öncelikle “ed-D în” olan İslâm’ı de­
forme edip dönüştürme/ azaltma/ budama/ laikleştirme/ libe­
ralleştirme/ omurgasızlaştırma...’ya çalıştığını g ö r e m e ­
mektedirler.
Ümran, “Yeni Yeşik Kuşak Projesi” olarak adlandır­
mayı teklif ettiği “Büyük Ortadoğu P ro je si”nin öncelikle 
ve özellikle İslâm’ın özünü değiştirmeye, “Radikal/ Terörist 
İslâm”a karşı “Light/ Ilımlı İslâm” üretmeye yönelik ope­
rasyonlarla işe başladığına dikkat çekm ek ve bu konuda 
Müslümanları uyarmak amacıyla konuyu kapağına taşıdı. Bu 
çerçevede Yıldırım Canoğlu yeni bir şirk dini olan “Pazar 
Tektanncılığı"nı ve Yeni Yeşil Kuşak projesini, Mustafa Ay­
dın “İslâmî yoğunluğu azaltma” operasyonlarını, yeniden 
Ümran sayfalarını süsleyen Atasoy Müftüoğlu bu bağlamda 
yaşanan “şiddetli savrulmaları ve eyyamcılıkları” ele alıyor­
lar. Ahmet Cemil Ertunç ve Ramazan Kayan “ed-D în” olan 
İslâm’ın ne olduğu ve Müslüman’ın İslâm’dan ne anlaması 
gerektiğine ilişkin derinlikli yazılarıyla ufuk açarken, D ila- 
ver Demirağ ye Muammer Yalçın “muhafazakârlık” kavra­
m ının İslâm’la ilişkisi(zliği)ni irdeliyorlar

 

EDİTÖR                                                Mart 2004, Sayı:115, Sayfa:1

Küresel planda 11 Eylül süreci ile alenileşen “İslâm’ın yo­ğunluğunu azaltma” yani İslâm Dininin hayata müdahale alanlarını daraltma operasyonu, son zamanlarda Türkiye başta olmak üzere İslâm dünyasındaki bazı Müslüman elitle­rin, siyaset ve din adamlarının da bilerek ya da bilmeyerek bu projede “kullanılabilirlik” oranlarının ciddi ölçüde art­ması nedeniyle oldukça tehlikeli bir boyut kazanmış bulunu­yor. Önceleri İslâm’ın insan ve toplum hayatının çeşitli alanlarına müdahalesi harici baskılarla önlenm eye çalışılır­ken; şimdilerde aynı şey “siyasal İslâmcı” eskisi yeni “light-İslâmcı” siyaset ve fikir erbabı tarafından dillendirilip talep edilir olmuştur. Fikir ve siyaset arenasında isbatı vücut et­mek için din-siyaset ayrılığını çoktan içselleştirenler, artık “İslâm’ın bir devlet modeli öngörmediğini”, “dinin ekono­miye de, paraya da karıştırılmaması gerektiğini”, “İslâm birliğinin gereksiz olduğunu”... savunabilmekte; buna kar­şılık Avrupa Birliği’ne girmeye, ABD’nin yaldızlı “Büyük Ortadoğu Projesi” (bize göre “Yeni Yeşil Kuşak Projesi”) içinde taşeron olarak yer almaya can atabilmektedirler. İşte asıl tehlike buradadır ve bu yaldızlı projelere teşne olanlar, ABD-İngiltere-İsrail ittifakının Ortadoğu coğrafya­sına nizam vermek için Öncelikle “ed-Dîn” olan İslâm’ı de­forme edip dönüştürme/azaltma/budama/ laikleştirme/libe­ralleştirme/omurgasızlaştırma...’ya çalıştığını göreme­mektedirler. Umran, “Yeni Yeşik Kuşak Projesi” olarak adlandır­mayı teklif ettiği “Büyük Ortadoğu Projesi”nin öncelikle ve özellikle İslâm’ın özünü değiştirmeye, “Radikal/ Terörist İslâm”a karşı “Light/Ilımlı İslâm” üretmeye yönelik ope­rasyonlarla işe başladığına dikkat çekmek ve bu konuda Müslümanları uyarmak amacıyla konuyu kapağına taşıdı. Bu çerçevede Yıldırım Canoğlu yeni bir şirk dini olan “Pazar Tektanncılığı"nı ve Yeni Yeşil Kuşak projesini, Mustafa Ay­dın “İslâmî yoğunluğu azaltma” operasyonlarını, yeniden Umran sayfalarını süsleyen Atasoy Müftüoğlu bu bağlamda yaşanan “şiddetli savrulmaları ve eyyamcılıkları” ele alıyor­lar. Ahmet Cemil Ertunç ve Ramazan Kayan “ed-Dîn” olan İslâm’ın ne olduğu ve Müslüman’ın İslâm’dan ne anlaması gerektiğine ilişkin derinlikli yazılarıyla ufuk açarken, Dilaver Demirağ ye Muammer Yalçın “muhafazakârlık” kavra­mının İslâm’la ilişkisi(zliği)ni irdeliyorlar.Umran’ın Gündem bölümündeki gazeteci İbrahim Karagül'ün “Büyük Ortadoğu Projesi”nin arkasındaki sinsi ni­yetleri gözler önüne seren makalesi ile gazeteci Mustafa Özcan’ın Ezher’e yönelik “Tunus Modeli” operasyonları araştıran belgesel incelemesi Yeni Yeşik Kuşak’ı bütün bo­yutlarıyla kavramamıza yardımcı oluyor. Ayrıca Gündem’de yer alan Alptekin Dursunoğlu’nun İran, M.Nüzhet Çetinbaş’ın Kafkasya, Tevfik Emin’in Kıbrıs üzerine yazıları ise, dış politikaya ilişkin yeni perspektifler çiziyor. Umran’ın Yaşayan İslâm, Kültür ve Sanat, Analiz bölüm­leri yine dopdolu. Yeni Umranlarda buluşmamız ve dostlarınızı da Umran’la buluşturmanız dileğiyle.

 


  • Sayı: 300
  • Sayı: 299
  • Sayı: 298
  • Sayı: 297
  • Sayı: 296
  • Sayı: 295
  • Sayı: 294
  • Sayı: 293
  • Sayı: 292
  • Sayı: 291
  • Sayı: 290
  • Sayı: 289